7 Ekim 2023 sabahı, Ortadoğu hatta tüm dünya için önem arz edecekti. İsrail içinse kâbus gibi geçecek günlerin başlangıcıydı. HAMAS’ın askeri kanadı olan el-Kassam Tugayları; kamyonlar, kamyonetler, motosikletler, buldozerler ve yamaç paraşütleri kullanarak Gazze’den İsrail’in işgal ettiği bölgelere sızdılar. Üstelik Kassam Tugayları liderinin yaptığı açıklamaya göre 5.000’den fazla ev yapımı roketle İsrail’in dokunulmaz ve güvende zannettiği bölgeler vuruldu. Aslında uzun zamandır hazırlandıkları sonradan anlaşılacak olan bu operasyonun adı bile düşünülmüştü: Aksa Tufanı!

O günlerde Yahudilerin bir haftadır devam eden Sukot Bayramı sebebiyle sarhoş olup eğlenceye dalan önemli bir kesim vardı. Üstelik Cumartesi olması sebebiyle işgalcilerin güvenlik güçleri asgari seviyedeydi. Operasyonun kendisi İsrail açısından beklenmedikti fakat HAMAS’ın bugünü özenle seçtiği ve beklediği belliydi. Öyle ki operasyonu Yom Kippur Savaşı’nın (1973 Arap-İsrail Savaşı) yıldönümünde başlattılar.
İşgal bölgelerine sızan HAMAS birlikleri İsrail’i şoka uğrattı. Birçok birlik merkezi basıldı, tanklar ele geçirildi, İsrail askerleri esir alındı ve çatışmalar sırasında birçoğu da öldürüldü. Saatler geçtikçe İsrail’in kaybı da korkusu da arttı. Birkaç saat sonra Netanyahu İsrail halkına savaşa girdiklerini ilan ederken İsrail haber kanalı “Tam bir kâbus yaşıyoruz” diye haber girdi. Gerçekten de kâbus yaşıyorlardı. Bir İsrail askeri sözcüsü, Gazze’den gelen Filistin direnişçilerinin ülkenin 7 farklı yerinden girdiğini ve 4 küçük yerleşim yerini, sınır şehri Sderot’u hem karadan hem de denizden iki askeri üsse ulaştıklarını belirtti. HAMAS, MOSSAD efsanesini yıkmış demir kubbeyi delmişti. İsrail yıllardır vermediği kadar kayıp verdi ve hiç yaşamadığı kadar büyük bir korku yaşadı. Sadece ilk altı saatte yaşanan kaybı bile İsrail on yıllardır vermemişti. Öyle ki ülke genelinde olağanüstü hâl ilan edildi.

Korkaklığıyla tanınan Yahudi halk sığınaklarına, sınırlara ve havaalanlarına koştu. Hatta bazı Yahudilerin çöp konteynırlarında saklandığı görüntüler paylaşıldı.
ABD ve İSRAİL’İN HAMAS’I KARALAMA KAMPANYASI
Korkaklıkları kadar namertlikleriyle de tanınan Siyonistler, Gazze’nin elektrik ve suyunu kesmelerinin ardından insani yardımların sivillere ulaşmasını da engellemek için Gazze-Mısır arasındaki Refah Sınır Kapısını bir kez daha vurdu. İsrail medyada da savaş ilan etti ve HAMAS aleyhine propagandalar başlattı. HAMAS’ı terör örgütü olarak lanse etmek için öldürdüğü militan yerleşimcileri masum siviller gibi gösterdiler. Yapay zekayla oluşturdukları yanmış bebek görselini yayarak olayı HAMAS’a mâl etmeye çalıştılar. Tüm yüzsüzlükleriyle savaş mağduru rolü yaparak ekranlarda gözyaşı akıttılar. ABD Başkanı Joe Biden da bu iftiralara destek vererek HAMAS’ın 40 bebeğin kafasını kestiğini iddia etti. Bu iftiraların gün yüzüne çıkması ve HAMAS’ın aksini ispat eden delilleri servis etmesi ise çok uzun sürmedi. İsrail’in 75 yıldır yaptığı katliamları görmezden gelerek HAMAS’a terör örgütü diyenler ve “Filistinliler toprak satmıştır” gibi sığ ve yalan analizlerle HAMAS üzerine kara propaganda yapmaya çalışanlar ise özellikle İslamcı kamuoyunda bir karşılık bulmadığı gibi tepkiyle karşılandılar.
Operasyon ile İlgili Dezenformasyon

HAMAS’ın Aksa Tufanı Operasyonu ile ilgili bir takım yalan haberler yayılmaktadır. İnsanların, Müslüman toplumların HAMAS’ı desteklemesini engellemek için dezenformasyon yapılmaktadır. Türkiye Cumhuriyeti Devletinin İletişim Başkanlığının sitesinde bu haberlerin yalan olduğu açıklanmıştır:
- “İngiltere merkezli Times gazetesi, İsrail ağır yaralanan bebekleri gösterdi haberini Filistinli çocukların fotoğrafıyla servis ederek açıkça manipülasyon yapmıştır. İsrailli bir televizyon kanalı tarafından ortaya atılan İsrailli bebekler öldürüldü iddiası İsrail yetkililer veya bağımsız taraflarca teyit edilmemiştir. İngiliz Gazetesi buna rağmen doğrulanamayan iddiayı İsrail bombardımanında yaralanan Filistinli çocukların fotoğrafıyla servis etmiştir.”
- “The Times Gazetesi, İsrail ağır yaralanan bebekleri gösterdi haberini Filistinli çocukların fotoğrafıyla servis ederek açıkça manipülasyon yapmıştır. Bir İsrail televizyon kanalında öne sürülen ve sosyal medyada propaganda amaçlı kullanılan HAMAS direnişçileri 40 İsrailli bebeğin kafasını kesti iddiası doğru değildir. İsrail ordusundan yetkililer Anadolu Ajansına ellerinde iddiaları doğrulayacak bilgi veya kanıtın olmadığını söylemiştir.”
- “Bazı sosyal medya hesaplarından paylaşılan bir fotoğrafla ilgili İsrail Başbakanı Benyamin Netenyahu, HAMAS’la savaşmaya gönderdiği oğluyla vedalaşıyor iddiası doğru değildir.”
- “Amerikan Başkanı Biden’ın İsrail medyası tarafından ortaya atılan HAMAS direnişçileri kırk bebeğin kafasını kesti iddiasıyla ilgili ‘Çocukların kafasının kesildiği fotoğraflar göreceğimi hiç düşünmezdim’ şeklindeki açıklaması dezenformasyondur.”
- “Bazı sosyal medya hesaplarından paylaşılan görüntülerle ilgili HAMAS direnişçileri İsrailli bir sivili öldürüp kalbini söktü, iddiası doğru değildir. İddiaya konu görüntülerin Ağustos 2020’de Meksika basınında yer aldığı tespit edilmiştir.”
- “Bazı sosyal medya hesaplarından paylaşılan görüntülerle ilgili Müslüman HAMAS direnişçileri engelli bir İsrailli kadın ile onun bakıcısını öldürdü, iddiası doğru değildir. İddiaya konu olan görüntülerde bir HAMAS direnişçisi hiçbir kadını, yaşlıyı, çocuğu ve ibadet edeni öldürmeyeceklerini söylemektedir. Arapça konuşan direnişçinin söyledikleri Hindu halkını Müslümanlara karşı kışkırtmak amacıyla manipüle edilmiştir.”
- “Yine bazı sosyal medya hesaplarından paylaşılan görüntülerle ilgili HAMAS direnişçileri İsrailli çocukları böyle infaz etti iddiası doğru değildir. İddiaya konu görüntülerin 7 yıl önce Suriye’de kaydedildiği tespit edilmiştir.”
HAMAS’ın karşısında mertçe duramayan namertler, böyle iftiralarla medya ve sosyal medya yoluyla bu şekilde karalama kampanyaları yapmaktadırlar.
Eğer bazı kimseler iyi niyetle Filistinli Müslümanlara İsrail daha çok zulmetmesin diye birtakım şeyler söylüyorlarsa onlar şunu bilmeliler: HAMAS her an her yerde vatanını koruma hakkına sahiptir. Çünkü vatanı işgal altındadır. HAMAS’ı eleştirenler, ‘neden hücum etti?’ diyenler, sanki bir anlaşma yapılmış ve herkesin yeri yurdu belli olmuş ondan sonra HAMAS barışı bozmuş ve saldırıya geçmiş gibi konuşmaktadırlar. Halbuki böyle bir durum söz konusu değildir.
Tüm Filistin Müslümanlarındır. Şu anda ise durum böyle değildir. İsrail orayı işgal etmiştir ve savaş devam etmektedir. Bizim vatanımız işgal altında olsaydı acaba bu anlayışa sahip olanlar teslim mi olacaklardı? Rusya Ukrayna’ya girip işgal etmeye kalkıştığı zaman bütün dünya Ukrayna’yı destekledi ama söz konusu İslami bir direniş örgütü olunca tavır değişmektedir. Demek ki bunlar meseleyi dini yönden ele almaktadırlar. İslami bir hareketse desteklememekte, Hristiyan ise desteklemektedirler. Bu iki yüzlülüktür, çifte standarttır.
Müslümanlar şunu çok iyi bilmedirler: 1983’te Amerikan Başkanı olan Ronald Reagan’ın yaptığı açıklamada: “Son İsmailoğlu’nu son Müslüman’ı çölün derinliklerine sürünceye kadar savaşımız bitmeyecek, devam edecektir” demiştir. İsrail bu şiarla böyle davranmakta ve her gün bir mahalleyi işgal etmekte, her gün biraz daha ilerlemektedir. Mesela HAMAS son birkaç yıldır hiçbir hücumda bulunmamıştır. Ancak İsrail yine öldürmeye, hapse atmaya ve her gün bir mahalleyi daha almaya devam etmiştir. Durum böyle olunca ve 2 milyon Gazze’li ufacık bir yere sıkıştırılınca bu insanlar ne yapmalıydılar? Haritalara bakın, eskiden Filistin’in tamamı Müslümanlarındı yalnızca %6’sında Yahudiler yaşıyordu. Şimdi ise işgalle birlikte durum tersine dönmüştür. Bu durumda nasıl olur da Müslümanlar hala böyle konuşabilirler, bu gerçekten Müslümanlara yakışıyor mu?

HAMAS’ın bu hareketinin perde arkasında bir de şu vardır: HAMAS, çok sayıda insan öldürmemiş çok sayıda esir almıştır. Çünkü HAMAS, İsrail hapishanelerindeki Müslümanları kurtarmak istemektedir. O yüzden çok sayıda esir almaya gayret göstermiştir. İsrail’i gözünde çok büyütenler ‘şimdi ne olacak?’ diye kara kara düşünenler, Allah’ı, HAMAS’ın zeki alimlerini, liderlerini hesaba katmamaktadırlar ve neden HAMAS hücum etti diye onları eleştirmektedirler. Fakat evlerinde, sıcak yuvalarında rahat yaşayanların Filistin’dekilere akıl vermeye hakları olamaz!
Kaynak: https://www.furkannesli.net/yazilar/aksa-tufani-operasyon-sureci-ve-yasananlar









